İlk Astronotumuz Alper Gezeravcı’nın Yaptığı Deneyler
Merhabalar. Blogumda paylaşılacak ilk yazının tarihimizdeki
ilk astronotumuz Alper Gezeravcı’nın yaptığı deneyler ve bunların önemi üzerine
olmasını istedim.
Bildiğiniz üzere cumhuriyetimizin 100.yılında
gerçekleştirilen en önemli olaylardan biri, ilk Türk astronotumuz Alper
Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’na(ISS) gönderilmesidir. Herkes tarafından baştan
sonuna kadar heyecanla takip edilen bu süreçte astronotumuz Uluslararası Uzay
İstasyonunda 13 deney gerçekleştirdi.
Gelin birlikte bu 13 deneyi inceleyelim.
1. EXTRAMOPHYTE
Uzayda bitki yetiştirebilmek, kurulması planlanan Ay ve Mars
üslerinde olduğu kadar bu üslere düzenlenecek seferlerde de yiyecek ve oksijen
gereksinimi için önemlidir. Ayrıca uzayda insan kaynaklı atık suyun yeniden
kullanılabilmesi için de bitkilere ihtiyaç duyulacaktır. Bu nedenle uzay
koşullarında verimli bir şekilde bitki yetiştirmek uzay görevlerinde kullanılan
yaşam destek sistemleri için hayati önem taşımaktadır. Ancak uzaydaki düşük yer
çekimli ortam ve uzay yolculuğunun kendisi, Dünya’dan götürülen canlılar için
büyük stres oluşturmaktadır.
Ekstremofit yani yüksek sıcaklık, ağır metal kirliliği,
kuraklık veya tuzluluk gibi zorlu çevresel koşullarda hayatta kalabilen ve
gelişip büyüyebilen bitkilerin yeryüzündeki strese uyum özelliklerini uzay
ortamında devam ettirip ettiremediği daha önce hiç araştırılmamıştır.
Bu deneyde fare kulağı teresi (Arabidopsis thaliana) ile
turpgiller ailesinden Tuz Gölü'nde endemik olarak yetişen Schrenkiella
parvula bitkilerinin yüksek tuzluluğa karşı gösterdiği
toleransı çok zayıf yer çekiminde sürdürüp sürdüremeyeceği incelenecektir.
Deneyde tuza dayanıksız bitkiler ile tuza dayanıklı
bitkilerin mikro yer çekiminde tuz stresine verdikleri fizyolojik ve moleküler
yanıtların karşılaştırılması da planlanmaktadır.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: Ege
Üniversitesi- Prof. Dr. İsmail Türkan
2. CRISPR-GEM
İnsanlığın uzaydaki
geleceği için uzun süreli uzay görevlerinde sürdürülebilir bir sistemin
sağlanması gerekmektedir. Uzayda verimli bitki yetiştirmek ise önümüzdeki bu
büyük engeli aşmak için başarmamız gereken en önemli adımlardan biridir çünkü
bitkiler, uzun süreli uzay görevlerinde kullanılabilecek, sürdürülebilir bir
sistem olan kontrollü ekolojik yaşam destek sistemlerinin iskeletidir.
Bitkilerin uzayda besin ve oksijen desteğiyle daha
sağlıklı ve verimli yetiştirilmesi de bu amaca hizmet eden kritik bir araştırma
alanıdır. CRISPR-GEM projesiyle de uzayda daha sağlıklı ve verimli bitkilerin
yetiştirilmesi hedeflenmektedir.
Canlılar,
gen adı verilen, nesilden nesile aktarılan ve yaşamsal faaliyetlerini
sürdürmeleri için kilit rol oynayan kod benzeri yapılara sahiptir. CRISPR, genler üzerinde değişiklik yapma imkânı tanıyan bir
tekniktir. CRISPR tekniğinde, hedeflenen genetik değişiklikleri yapmak için
özel olarak tasarlanmış RNA ve RNA proteinleri kullanılır.
Bu deneyde, bitkilerde uzay ve Dünya koşullarında genetik
değişiklikler test edilerek CRISPR tekniğinin mikro yer çekimi ortamda ne kadar
etkili olduğu ilk defa araştırılacaktır. Bu sayede CRISPR tekniğinin
kullanılarak bitkilerin sağlığı ve veriminin artırılması böylece insanlığın
uzay keşiflerine önemli bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: Yıldız Teknik
Üniversitesi – Tuğçe Celayir
3. UYNA
Geleneksel malzemelere göre yüksek
sıcaklıklara ve fiziksel yüklere dayanıklılık gibi üstünlükleri ile öne çıkan
yeni nesil – orta ve yüksek entropili alaşımların üretimi, uzay, havacılık ve
savunma sanayi için oldukça önemlidir.
Deneyde yüksek entropili yeni nesil
uzay alaşımların (genellikle 4 veya daha fazla elementin eşit veya eşite yakın
atomik oranlarda birleşerek oluşturdukları alaşımlar) üretimine katkı
sağlayacak veriler elde edilmesi hedeflenmektedir.
Yüksek sıcaklıklara
dayanıklı, yüksek dayanımlı alaşımların üretilmesine yönelik deneyde ergime
yani bir maddenin ısıtılması sonucu katı fazdan sıvı faza geçmesi ve katılaşma
süreçleri sırasındaki yoğunluk, ısı iletkenlik katsayısı (Bir malzemenin
yapısına bağlı olarak ısıyı ne kadar ilettiğinin ifadesi) gibi termofiziksel ve
kristal büyümesi gibi özellikler üzerinde yer çekimsiz ortamın etkileri
araştırılacaktır.
Bu deney, Türkiye’nin uzay, havacılık ve savunma sanayi
için yeni nesil malzeme geliştirme kabiliyeti kazanmasına önemli katkı sağlaması
hedeflenmektedir.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: TÜBİTAK MAM -
Dr. Ömür Can Odabaş
4. gMETAL
Bu deneyle kimyasal
tepkimesiz koşullarda, katı parçacıklar (genellikle çapı milimetreden küçük
katı hâldeki parçacıklar) ile bunların bulunduğu akışkan ortam arasında homojen
bir karışımın oluşturulmasına düşük yer çekiminin etkisi gözlemlenecektir.
Bu çalışmayla uzay aracı motorlarının, itkinin yani aracın
havada, karada veya suda ilerlemesi için gereken kuvvetin üretilmesinde daha
verimli hâle gelmesi hedeflenmektedir.
Deneyden elde edilebilecek olumlu sonuçlar, Mars
görevlerini kolaylaştırmanın yanında Mars gezegeni üzerinde güneş enerjisine ek
bir enerji kaynağı oluşturmaya da yarayacaktır. Böylece uzay ekonomisinin
gelişimi de hızlanacaktır.
Deneyden ayrıca
Dünya’daki sürdürülebilir enerji kaynakları arayışına da katkı sağlaması
beklenmektedir. Yanma süreçleri sera gazı üretmeyen dolayısıyla küresel
ısınmaya yol açmayan metal parçacıklarının döngüsel ekonomiye uygun bir şekilde
enerjiye dönüştürülmesi, insanlığa fosil enerji kaynaklarından kurtulabilmek
için hidrojenin yanında ikinci bir alternatif sunacaktır.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: TÜBİTAK
MAM - Prof. Dr. İskender Gökalp / Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil
5. UzMAn
Mikroalgler, su içinde
yaşayan küçük bitkilerdir. Mikroalgler, Dünya’da zorlu koşullara adapte
olabilir ve karbondioksiti oksijene çeviren fotosentez işlevleriyle uzaydaki
yaşam destek sistemleri için önemli bir potansiyele sahiptir.
UzMan deneyinde zorlu koşullara adapte olabilen mikroalg
türlerinin düşük yer çekimli koşullarda büyüme ve dayanıklılık testlerinin
gerçekleştirilmesi, metabolizma değişikliklerinin incelenmesi, karbondioksit
(CO2) yakalama performanslarının ve oksijen (O2) üretim
kabiliyetlerinin belirlenmesi hedeflenmektedir.
Uzay istasyonundan Dünya'ya getirilecek
mikroalg örnekleri, RNA dizileme tekniğiyle incelenecektir. Bu incelemenin,
mikroalglerin metabolizmalarının uzay koşullarında nasıl değiştiğini göstererek
bilim dünyasına yeni bilgiler sunması beklenmektedir.
Deneyle elde edilen verilerden yararlanılarak TÜBİTAK MAM
iş birliğinde bir yaşam destek sistemi (astronotların uzayda hayatta kalmasını
sağlayan sistemler) geliştirilmesi planlanmaktadır.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: Boğaziçi
Üniversitesi- Dr. Öğr. Üyesi Berat Haznedaroğlu- TÜBİTAK MAM
6. PRANET
Propolis, bal arılarının
farklı bitkilerin yaprak, gövde ve tomurcuklarından topladığı, balmumu ve
reçine içeren bir maddedir. Arılar propolisi kovanlarının içini sterilize etmek
ve dış ortamdan yalıtmak için kullanır. Çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde de
yaygın olarak kullanılan propolisin haricen kullanılmasında herhangi bir yan
etki de bulunmamaktadır.
Pranet deneyinde propolis maddesinin düşük yer
çekimli ortamda bakteriler üzerindeki etkisi araştırılacaktır. Kontrol ve deney
gruplarından elde edilen sonuçların yer çekimli ortam ile benzer sonuçlar verip
vermediği anlaşılmış olacaktır.
Bakteriler üzerinde düşük
yer çekimi koşullarında da etkili olduğu belirlenirse propolisin uzay
görevlerinde kullanılabilecek alternatif bir doğal antibakteriyel olduğu
anlaşılmış olunacaktır.
Bu deneyle Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki bakteri florasıyla
ilgili yeni bilgilere ulaşılması da öngörülmektedir.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: Muş Bilim
ve Sanat Merkezi- Birsen Geçer
7. METABOLOM
Uzay uçuşları, insan vücudunu fiziksel olarak en fazla
zorlayan faaliyetlerden biridir. Astronotlar uzay görevleri boyunca birçok
çevresel strese maruz kalır. Fırlatma sırasında maruz kalınan yüksek merkezkaç
kuvveti (g-kuvveti), düşük yer çekimi, uzay radyasyonu, yüksek veya düşük
oksijen miktarı, uyku düzensizliği, beslenme sorunları ve değişen fiziksel
aktivite, yaşanan zorluklardan sadece birkaçıdır.
METABOLOM deneyi ile astronotlardan alınan kan, idrar ve
tükürük örnekleri üzerinde yapılacak analizler sayesinde uzay koşullarının
insan sağlığı üzerindeki etkilerinin ortaya çıkarılması hedeflenmektedir.
Elde edilecek veriler ile
astronotların sağlığına yönelik olası risk faktörlerinin anlaşılması
beklenmektedir. Araştırmayla ayrıca ülkemizde yer çekimi fizyolojisi, havacılık
ve uzay tıbbı alanında gelecek yıllarda yapılacak çalışmalarda uzmanların faydalanması
amacıyla bir moleküler veri bankasının ilk adımı da atılmıştır.
Araştırmanın sonuçlarının mevcut hastalıklar için yeni
tedaviler ve önleyici tedbirlerin geliştirilmesine de yarayabileceği
düşünülmektedir.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: Ankara
Üniversitesi - Prof. Dr. Emel Emregül
8. MİYELOİD
Kronik inflamasyon, bağışıklık sisteminin istenmeyen
maddelere verdiği tepkiyle 5-6 haftadan daha uzun süren ve yavaşça gelişen
iltihaplanma türüdür. Kronik inflamasyon sonucunda kanser, alzaymır, kalp,
şeker ve böbrek hastalığı gibi pek çok hastalık tetiklenir.
Miyeloid kökenli baskılayıcı hücreler (MKBH), kanser gibi
kronik inflamasyon süreçlerinde yüksek düzeyde üretilerek bağışıklık sistemini
baskılayan, kanserin ilerlemesini ve yayılımını destekleyen hücrelerdir.
MİYELOİD deneyi ile
ultraviyole ışınları, galaktik kozmik ışınlar (Güneş Sistemi'nden, yıldızlardan
hatta uzak galaksilerden kaynaklanan yüksek enerjili bir parçacık
yağmuru), yer çekimi değişiklikleri, solunan hava ve ortam, yolculuk ve uzayda
kalış süresi boyunca maruz kalınan tüm zorlu faktörlerin astronotlarımızın
bağışıklık sistemini ve kan hücresi oluşum sürecini nasıl etkilediği
anlaşılacaktır.
Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyeloid tipteki kan
hücreleri özelinde araştırılacaktır. Bu hücrelerin özellikleri ve işlevlerinde
uçuş öncesi ve dönüş aşamasındaki değişimler karşılaştırılarak uzay
yolculuklarının kanserle birlikte bağışıklık sistemini ilgilendiren pek çok
hastalık üzerine olası etkileri anlaşılmış olacaktır. Elde edilecek sonuçların,
dünya bilim literatüründe bir ilki temsil etmesi beklenmektedir.
Bu deney sayesinde uzay yolculuklarının bağışıklık sistemi
üzerine olası olumsuz etkilerini gidermek için önlemler alınması da mümkün
olabilecektir.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: Hacettepe
Üniversitesi, Prof. Dr. Güneş Esendağlı
9. MESSAGE
Uzun uzay seyahatleri ve
Mars-Ay kolonileşmelerinde astronotların sağlıklı kalabilmesi, bağışıklık
sistemlerinin bu tür görevlerde nasıl tepki verdiğinin anlaşılmasını önemli
kılmaktadır.
MESSAGE deneyi ile astronotların bağışıklık sisteminin
düşük yer çekimi koşullarında ne tür tepkiler verdiği, uzayda geçirilen süre
arttıkça bağışıklığın nasıl bir uyum gösterdiği anlaşılmaya çalışılmaktadır. Bu
sorulara cevap bulunarak astronotların sağlığının daha iyi korunması ve uzayda
kolonileşmeye yönelik planların güçlendirilmesi hedeflenmektedir.
Bu deney sayesinde uzayda yaşamın sağlığımızı ilgilendiren
temel yönlerini daha iyi anlayarak uzun soluklu uzay misyonları planlama
konusunda daha emin adımlar atılabilecektir.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: Üsküdar
Üniversitesi, Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan
10. MİYOKA
Düşük yer çekimli ortamda
gerçekleştirilecek kurşunsuz lehimleme deneyi ile ilk astronotumuz Alper
Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda elektronik kart üzerine kurşunsuz
bileşen montajı gerçekleştirecektir.
Dünya’ya geri getirilecek elektronik kartlar TÜBİTAK
UZAY Enstitüsü’nde incelenecek ve düşük yer çekiminin kurşunsuz lehimleme
işlemine etkileri konusunda elde edilen sonuçlar ilgili alanlardaki
araştırmacıların ilgisine sunulacaktır.
MİYOKA deneyi ile birlikte;
* Uzay ve savunma sanayisine kurşunsuz lehimleme konusunda
çok önemli veriler sunulacak,
* Saf kalay üzerinde kalay saçaklanması araştırması
gerçekleştirilecek,
* Düşük yer çekimli ortamda planlanan üretim süreçlerine
ivme kazandırılacaktır.
MİYOKA deneyinden elde edilecek kazançlar, gelecekteki
uzun süreli insanlı keşif görevleri için gerekecek elektronik yeniden işleme,
onarım ve modifikasyon yeteneklerinin geliştirilmesini sağlayacaktır.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: TÜBİTAK UZAY -
Hakan Asan
11. OKSİJEN SATÜRASYONU
Oksijen satürasyonu, kandaki oksijen doygunluğunu ifade
eder. Sağlıklı bir insanda tipik oksijen satürasyon seviyeleri %95-%100
arasında değişir. Akciğer sorunları olan kişilerde ise bu değerler biraz daha
düşük olabilir.
Hastalıkların tedavisinde erken teşhisin önemi hayatidir.
Yapay zekâ desteği ile verilen havanın oksijen seviyesini hesaplayarak düşük
yer çekiminin sebep olduğu farklılıklar ve rahatsızlıkların tanımlanması
hedeflenmektedir.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: Nişantaşı
Üniversitesi-Oğuzhan Aydemir
12. VOKALKORD
VOKALKORD deneyinde yapay zekâdan
yararlanarak seste meydana gelen frekans değişimlerinden solunum sistemi
fizyolojisindeki rahatsızlıkların tespit edilmesi ve düşük yer çekimli ortamın
insan sesi üzerine etkilerinin araştırılması hedeflenmektedir.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: Haliç
Üniversitesi- Prof. Dr. Gökhan AYDEMİR
13. ALGALSPACE
Algler fotosentez yeteneğine sahip sucul
canlılardır. Mikroalgler ise sadece mikroskop aracılığıyla görülebilen
alglerdir.
ALGALSPACE deneyi ile
ülkemizin düzenlediği Ulusal Kutup Bilim Seferleri’nde örnekleri toplanan
ekstremofilik yani sıcaklık, pH, tuzluluk, UV radyasyonu gibi aşırı çevresel
koşullara uyum sağlayabilen mikroalgler ile ılıman koşullarda yetişen
mikroalglerin uzay ortamında karşılaştırmalı üretimi gerçekleştirilmektedir.
Uzayda ekstremofilik mikroalgler bugüne kadar herhangi bir
çalışma yapılmamıştır. Bu deney ile Türkiye’nin Antarktika’daki araştırma
istasyonundan toplanan örneklerle mikroalglerin üretimi ilk kez uzayda denenerek
ılıman koşullara elverişli mikroalgler ile karşılaştırmalı analizler
gerçekleştirilecektir.
Uzay görevlerinde alglerin yenilenebilir ve sürdürülebilir
üretiminin gerçekleştirilerek kullanım potansiyelini ortaya koymak, uzayda
olduğu kadar Dünya’da da gıda, sağlık ve çevre açısından çok önemli faydalar
getirecektir.
Alglerden üretilecek katma değeri yüksek ürünler aynı
zamanda ekonomik ve biyo-ekonomik kalkınma için kritik bir öneme sahiptir.
Deney Sorumlusu Kurum ve Proje Yöneticisi: Yıldız Teknik
Üniversitesi – Prof. Dr. Didem Özçimen
Deneyler ve içerikleri hakkındaki bilgiler aşağıda linki
bulunan yazıdan alınmıştır.
https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/alper-gezeravci-uzayda-hangi-deneyleri-yapacak

Yorumlar
Yorum Gönder